9 dk okuma
Plovdiv Ressamları: Tuval Üzerine Şehir
İlk belediye başkanının ikon ressamı ailesinden Eski Kent'in galeri evlerine kadar: Plovdiv nasıl kendini boyamayı asla bırakmayan bir şehir haline geldi.
01
İkon Ressamları Ailesi
Plovdiv'de resim sanatı bir aile mesleği olarak başlıyor. Stanislav Dospevski (1823-1877), Samokov'da Ulusal Diriliş'in en ünlü ikon ressamı ailesinde doğdu: ikon ressamı Dimitar Zograf'ın oğlu ve Zahari Zograf'ın yeğeni. Saint Petersburg'daki sanat akademisinde eğitim gördü, akademik portresini Bulgar topraklarına taşıdı ve Avrupa'nın vatandaşlarını boyadığı gibi kendi babasını da yağlı boyaya boyadı. Aile belediye binasına da ulaştı: Kardeşi Atanas Samokovliev, 1878'de Plovdiv'nin seçilen ilk belediye başkanı oldu. Çalılar ve şehrin hükümeti aynı evden yola çıktı.
02
Pazardaki Şövaleli Çek
Genç Çek ressam Ivan Mrkvichka (1856–1938), Doğu Rumeli lisesinde resim dersi vermeye davet edilerek 1881'de Plovdiv'e geldi. Sekiz yıl tepeler arasında yaşadı ve şehri tuvale taşıdı: pazarlar, halk kıyafetleri, kurtuluş sonrası rengârenk Plovdiv'in her topluluğundan yüzler. 1888 tarihli 'Plovdiv'de Pazar' belki de en sevilen sonuçtur — artık misafir olmayan birinin sıcaklığıyla yakalanmış koca bir sokak sahnesi. 1889'da Sofya'ya taşınırken Mrkvichka, Plovdiv sokaklarının ona verdiği temayı da yanında götürdü.
Kaynaklar
03
'Rachenitsa': En Bilinen Resim
'Raçenitsa' (1894), insanların ilk bakışta tanıdığı Bulgar tablosudur: bir meyhane, havada iki el, tek bedende koca bir halk oyunu. Mrkvichka onu Sofya'ya taşındıktan sonra yaptı; ama kökleri Plovdiv yıllarındadır — şövalesini Bulgar dansının karşısına ilk kez kurduğu, şehrin çevresindeki köylerde ve panayırlardadır. Daha sonra, geleceğin Güzel Sanatlar Akademisi olan Devlet Resim Okulu'nun kurucularından ve ilk yöneticisi oldu. Bu başlangıca giden yolu Plovdiv'den geçti.
Kaynaklar
04
Tsanko Lavrenov: Tuval Üzerine Eski Şehir
Plovdiv doğumlu Tsanko Lavrenov (1896–1978), memleketini bütün bir yaratıcı ömrün teması yaptı. Eski evleri, manastır avlularını ve arnavut kaldırımlı sokakları gösteren tuvalleri — yoğun, sıcak, neredeyse masalsı — Bulgaristan'ın eski Plovdiv hayalini bugün de biçimlendiriyor: gözlerinizi kapatıp 'Eski Şehir' deyin, çoğu zaman bir Lavrenov görürsünüz. Şehir bu jeste karşılık verdi — Plovdiv'deki Ulusal Sanat Lisesi onun adını taşıyor ve her yıl yeni ressam kuşaklarını onun resmettiği sokaklara gönderiyor.
05
Zlatyu Boyadzhiev: Bir Fırçanın İki Hayatı
Brezovo doğumlu Zlatyu Boyadzhiev (1903–1976), tek bedende iki ressam biyografisi taşıdı. 1951'e kadar yumuşak, klasik köy sahneleri yaptı. Sonra ağır bir felç sağ elini tutmaz hale getirdi — fırçayı bırakmak yerine Boyadzhiev sol eliyle resim yapmayı öğrendi. Geç dönem tuvalleri daha büyük, daha parlak, daha yabanıldır ve onu efsaneye dönüştüren tam da bunlardır. Bugün iki hayatı, Eski Şehir'deki bir uyanış dönemi evinde yer alan 'Halk Sanatçısı Zlatyu Boyadzhiev' daimi sergisinde yan yana asılıdır; komşu 'Encho Pironkov' müze sergisi ise Plovdiv resminin hikâyesini günümüze taşır.
06
Şehir Resim Yapmaya Devam Ediyor
Liste klasiklerle bitmiyor. Elisaveta Konsulova-Vazova (1881–1965) Bulgaristan'ın ilk kadın ressamları arasındaydı; Yoan Leviev (1934–1994) şehrin her yerinde anıtsal eserler bıraktı; Rumen Gasharov (d. 1936) Plovdiv'nin ressamlık çizgisini ileriye taşıyor ve Plovdiv doğumlu Luba Lukova (d. 1960) şehrin grafik dilini dünya çapındaki galerilere taşıyor. On dokuzuncu yüzyılın ikon ressamları ile günümüzün Kapana'daki stüdyoları arasındaki bağ hiçbir zaman kopmadı; Plovdiv sadece tuvalleri değiştiriyor.
Tüm anlatılar
7 dk okuma
1928: Deprem, Hasar ve Görsel Hafıza
Chirpan depremi ve Plovdiv'deki hasara ait arşiv görüntüleri, felaketin nasıl kentsel kırılganlık ve toparlanmanın kanıtı haline geldiğini gösteriyor.
9 dk okuma
Avrupa Kültür Ayı'ndan Avrupa Kültür Başkenti'ne
1999 ve 2019, Plovdiv'nin hikayesini daha geniş bir kitleye anlatmak için kültürel programları, mekanları ve Avrupa çerçevelerini nasıl kullandığını gösteriyor.
8 dk okuma
Fuar Şehri: Sergi, Endüstri ve Modernite
1892'deki ilk tarım ve sanayi sergisinden fuarın savaş sonrası yeniden canlanmasına kadar Plovdiv, bir değişim ve ekonomi şehri olarak kamusal bir imaj inşa etti.